MUSTAFA YAZICIOĞLU: FİLM MÜZİĞİNİN YÜZDE ELLİSİ METEMATİKTİR.

01 Kasım 2017
0 Haber Yorum

Müzik hayatına küçük yaşlarda başlayan Mustafa Yazıoğlu, birçok film ve belgesellerde önemli bestelere imza attı.

Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: İşkolik, başka hiçbir özelliğim yok. Bir de inatçıyımdır ama iş konusunda, çok inatçıyımdır hemde. Özel hayatımda değilimdir ama iş konusunda çok detaycıyımdır.
 
O zaman iş ve özel hayat diye ikiye ayırabiliyor muyuz Mustafa Yazcıoğlu’nu? İkisini de bu yönleriyle değerlendirdiğimizde nasıldır?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Özel hayatımda çok sakinim ben, hatta pasif bile diyebilirim. Neden? Aslında bunun bile temeli işe dayanıyor. Çünkü çok yorucu bir iş. Günde bazen 20 saat stüdyoda kalıyoruz. Özel hayatımda çok koşturmaca istemiyorum. O yüzden sakinliği tercih ediyorum.
 
Kariyerinizdeki dönüm noktası nedir? Başarınızı nasıl tanımlarsınız? Şans ve yetenek olarak mı yoksa her insan bu işi yapabilir mi?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Her insan yapar mı bilmiyorum, yapabilir gibi geliyor. Dışardan baktığım zaman yapamıyorlar. Çokta yapılabilir bir iş değil bu. Bunun sebepleri yetenek, onun dışında çalışma koşulları var. Çok hevesli olup, hakikaten yetenekli olup da çalışma koşulları yüzünden vazgeçen de çok insan biliyorum. O yüzden de herkes yapabilir diyemem.
 
O zaman bu noktada biraz da şansın faktörü var mı? Mesela şu isimlerle tanıştım, benim için önemli bir şans oldu ya da şu adımı atmak gibi..
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Ben şansa oturup beklenecek bir şey gibi bakmadım hiçbir zaman. Ben kendi şansını kendi yaratanlardan olmayı tercih ettim.Bence bu öyle bir şey. Hani çok geyiktir ya hani doğru zamanda doğru yerde olmak, bunu biraz önceden görebilmek lazım şanslı olabilmek için.
 
Türkiye ve yurtdışındaki müziği nasıl değerlendirirsiniz?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Sinema açısından da müzik sektörü açısından da arada dağlar kadar fark var. İşin müzik kısmını zaten geçtim bizde sinema olarak da sektör yeni yeni oturuyor. İyi olucak biliyorum, iyi isimler var çünkü sektörde iyi iş yapan, yapmaya çalışan. Biraz zamana ihtiyaç var. Çünkü yurtdışına özellikle Amerika kıtasına baktığımız zaman sinemanın kalbi orası, Avrupa sinemasından ayrı olarak. Orda şöyle bir durum var; herkes herşeyi yapmıyor. Bir departman kültürü var insanlarda. Bu en balon haliyle Hollywood sektörü hadi gel sen de bizimle çalış adamları değiller bunlar, çok yetenekli adamları var.Teknolojisi zaten bizden çok çok üstün ve o teknolojiyi çok iyi kullanabilen kalifiye elemanları var. Farkı aslında bu yaratıyor bizde, bütçelerin büyüklüğü değil. Burda da çok büyük bütçeli filmler yapıldı ama çıkan sonuca baktığın zaman aynı tadı alamıyorsun.
 
Türkiye’de bunu geliştirebilmek için neler yapılabilir? Bunun için bir oluşum ya da bir dernek kuralım var mı?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Öyle şeylere pek sıcak bakmıyorlar. Biz bunu denedik aslında. Ama memleketi ele geçirmeye çalışıyormuşuz gibi tavırlarla karşılaştık. Elimizde bir diploma var, yetkin insanlarız bu konuda buna rağmen.. Mesela birkaç okulda, kendi mezun olduğum okulumda da bunu denedim. Film müziği bölümü açmak istedim. Çarmıha germedikleri kaldı, bir dur bakalım buranın düzenini sen nasıl değiştiriyorsun gibisinden. Biz de bu sefer atölyeler kurduk, hala devam eden bir film müziği atölyemiz var. Üniversiteden kırk tane öğrenci arkadaşım geliyor oraya, onlarla devam ediyoruz. İçlerinde çok yetenekli adamlar var. Bu işi bilerek yapacak adamlar var içlerinde. Dolayısıyla da onlardan çok umutluyum ben. İleride göreceğiz ki sektörde eline gitar alan herkes film müziği yapmıyor olacak.
 
Bir öykü üzerine müzik yapılır ya hani siz bir müziği dinleyip üzerine öykü kurguladığınız oldu mu?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Tam tersini yapmak mı:) Aslında yaptım bunu da film için değildi. 2009’da ben ilk solo albümümü yaptığımda insanların bana genel tepkisi şuydu; sen film müziği yapıyorsun hani neden bununla uğraşıyorsun falan. Hikaye bazında bakarsak, kendi hayatımın müziğini yaptım ben. Her insanın hayatı hikayelerle oluşuyor neticede.Hiçbirimiz dünyada birşeyler yapıp da uzaya gitmiyoruz. Hepimiz dünyada benzer şeyleri yapıyoruz. Dolayısıyla da herkeste olduğu kadar bende de hikaye var. Bunları müziğe dönüştürdüğüm zaman albüm çıktı ortaya. Ama ortada dinledikleri şeylerin hikayelerini kimse bilmiyor. Filmde öyle değil, biliyorsun, görüyorsun.
 
Hayatınızda zirve nokta nedir? Şunu yaptığım zaman tamamdır gibi..
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Öyle bir şey yok. Ben kendi yaptığım müziği dinlemem. Bu şundan kaynaklanıyor; bir işte çalışıyorsun, çalışıyorsun, günlerini, saatlerini harcıyorsun. 1.5-2 aylık bir süre aşağı yukarı bir filmin müziğini tamamlamak. Senaryo okumasından miksajına kadar bu süreyi buluyor zaman zaman. Tabi daha kısa süreler de var ama bu 2 aylık süre içinde o kadar özümsüyorsun ki yaptığın işi, bir daha ona geri dönmek istemiyorsun. İkinci sebebi, arkasından başka bir şey geliyor. Dolayısıyla bazen yaptığın şeyi dinlemeye bile vaktin kalmıyor.
 
Bu alanda ilerlemek isteyenlere neler önerirsiniz?
 
Mustafa Yazıcıoğlu: Bilgi edinsinler. Müzik yapmak tamam bir yetenek işi ama film müziği yapmak başka bir şey. Çok başka teknikleri var. Görüntüyü izle, altına notaları yazla bitmiyor. Film müziğinin yüzde ellisi matematiktir. O yüzden yurtdışında bunun için ayrı departmanlar kuruluyor, okullarda bölümler açılıyor.

Röportaj: Nazlı Çiçek

Yorumlar(0)
Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*

E-posta*
(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*




(Yukarıdaki güvenlik kodunu giriniz)
AnketAnket



Anasayfa'ya Git Anasayfa
Foto Galeri Foto Galeri
Video Galeri Video Galeri
Yazarlar Yazarlar
Yazarlar Künye
Yazarlar İletişim
Bu sitede yayınlanan içerik izinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Codec Haber