Ana Sayfa > Site Yazarları

DİLAY GÜNGÖRMÜŞ - admin
​DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİSİ
30 Ekim 2019 - 109 okunma


Herkese merhabalar, bu yazımızda hepimizi derinden sarsan, korkutan, gündemimiz haline gelen deprem üzerine konuşalım istedim. Marmara’nın beklenen depremi yaklaştı mı? Hazin sona mı geldik? Fay hattındaki gerilmeler enerji boşalması mı? Fay hattının devreye girmesi olacak olan depremi daha mı çok tetikledi? Gibi yığınla bilgiyle karşılaşır olduk son günlerde. Deprem haberleri psikolojimizi daha derinden etkilemekte olup bizleri sürekli bir kaygı ve korku içerisine sokuyor. Haliyle bu kadar kaygı yaşanması da hayatımızı derinden etkilemekte olup, yaşantımızı kısıtlar hale geliyor. Hala parklarda uyumaya çalışan insanlar, alışveriş merkezlerine girmeyen kişiler, deprem öncesi evlerde oturanların yeni binalara taşınmak için ödemekte zorlanacağı kredi çekmeleri, çadırların adeta kara borsa gibi artan fiyatları ya da okula gitmek istemeyen çocuklar… Sürekli deprem haberleri duydukça beynimizin korkudan sorumlu olan amigdala dediğimiz kısmı atakta oluyor. Bununla birlikte stresör hormonları salgılanmaya başlıyor. Ve kendimizi sürekli Kandilli Rasathanesi ve AFAD sitelerine girip son dakika depremlerine bakarken buluyoruz. Uyumadan önce 1 saat boyunca son dakika depremlerine bakıp, depremler konusunda araştırma yapıp, dua edip, eğer ki bir sallantı olursa hemen kalkmalıyım, başucuma ses yapacak şeyler koymalıyım, köpek havlarsa hemen uyanmalıyım, karıncaları yüksekte görürsem tetikte olmalıyım gibi bir sürü şartlandırmayla uykuya dalıyoruz. Adeta sızıyoruz. Peki ne oluyor? Kalitesiz bir uyku oluyor haliyle. Çünkü beyin uyku da gün içinde yaşadıklarını işlemeye devam eder. Ve siz uyumadan önce beyni sakinleştirip, yeni güne hazırlamak yerine olası deprem felaket senaryolarıyla yatıyorsanız muhtemelen rüyalarınızda sizlere korku dolu semboller getirecektir. Deprem travmaya neden olabilir. Gibi başlıklar sık duyar olduk. Azıcık bundan da bahsetmek istiyorum. Fakat bu konuda hiç değinilmemiş bir şeye değinmek istiyorum. Daha önceden travma yaşamış kişiler bu deprem korkusundan ne kadar etkileniyor? Bu deprem aktarılmış travmaya sebep olabilir mi? Biraz bunlara da yer vermek istiyorum yazımda. Öncelikle travmanın ne olduğundan bahsedelim. Psikolojik travma, kişilerin hayatını, vücut bütünlüğünü ya da ruhsal dengesini tehdit eden ve duygusal anlamda üstesinden gelmekte zorlandığı olaylar, deneyimler veya durumlardır. Kısacası ölüm tehdidine maruz kalmak diyebiliriz. Daha öncesinde doğal afet yaşamış, trafik kazası geçirmiş, cinsel istismara maruz kalmış vb. insanların hayatını tehdit eden olgular göçük altında kalma korkusu, çocuğunun göçük altında kalma korkusuna sebep olabilir. Daha önceden yaşamlarında ölüm ile burun buruna gelen kişiler depremden haliyle daha çok etkilenecek kişiler olabiliyorlar. Aktarılmış travma ise 1999 depremini deneyimleyenler. Depremi yaşamış ya da yakınları yaşamış

Uzman Klinik Psikolog ve Psikoterapist Dilay GÜNGÖRMÜŞ Sorularınız ve Önerileriniz için: psikolog@dilaygungormus.com
Kişilerden duyduklarımız bize aktarılmış olarak geri dönebiliyor. Yani kabaca başkasının travmasını yaşayabiliyorsunuz. Ailenizin ya da akrabanızın binası yıkılıp vb travma yaşamış kişiler varsa çevrenizde, siz daha doğmamış olsanız bile o 1999 depremini yaşamış gibi belirtiler verebiliyorsunuz. Deprem korkunuz varsa öncelikle korktuğunuz şeyin ne olduğunu belirlemekle başlayın işe. Ölümden mi, göçük altında kalmaktan mı, kimsenin size yardım edemeyeceğini düşünüp kendinizi yalnız hissetmekten mi, eviniz eski olduğu için mi, uykuda ya da duşta kendinizi en savunmasız hissettiğiniz an da yakalanırsınız diye mi, çocuğunuz okuldayken yakalanır ve siz onu kurtaramazsınız diye mi, aileniz sizden uzak ve onlar için mi endişeleniyorsunuz? Sağlam bir şekilde işe zihninizi dinlemekle başlayın. Zihninizi tarayın ve asıl olan sebebi bulun. Sizi korkutan yukarıda sıraladıklarımdan başka nedenlerde olabilir. Panik kaynağını bulun ve üzerine düşünmeye başlayın. En kötü senaryoyu çizin. Ben size her şey olacağına varır gibi determinist düşünelim demiyorum. Önlemlerimizi alalım ilk öncelikle. Deprem bilincini arttıralım. Bu konudaki uzmanları dinleyelim. Depremden nasıl korunacağımızı, deprem anında ne yapmamız gerektiğini çocuklarımıza ayrıca öğretelim. Evde yakalandıysak diğer aile üyeleriyle nerelere sığınacağımız hakkında konuşalım. Daha sonra tevekkül edip onu orada bırakalım. Her şeyden önce bu Marmara depremi şimdi olacağı gibi 20 sene sonrada olabilir. Nereye kadar devam edebiliriz ki diken üstünde yaşamaya? Korkumuzun kaynağının ne olduğunu bulduk. Önlemlerimizi de aldık. Hala panik halindeyiz.. O zaman o korkuya sebep olan daha önce yaşadığınız geçmişinizden gelen bir benzer bir korkunun olup olmadığına bakın. Ve işe Kandilli Rasathanesini stalklamayı bırakarak başlayın. Arama motorlarına “k” yazdığımızda ilk sırada yer alan Kandilli Rasathanesi oluyor. Kendinizi tutmaya çalışın. Oraya bakmak artık alışkanlık haline gelmiş olup, ilk başlarda zorlanabilirsiniz. O zamanda bakma miktarını azaltarak işe başlayın. 3 kereden fazla bakmayacağım gibi. Gökyüzüne bakıp aya göre depremin olup olmayacağına da bakmaktan vazgeçin. Gökyüzüne korkuyla değil, huzur bulmak için bakın. Siz müneccim değilsiniz. Kısacası deprem korkusuna sebep olan rutinlerinizi değiştirmekle, o rutinlerden vazgeçmekle başlayın işe. Bu rutinler size normal gelebilir ama bunun sizi kaygılandırdığını unutmayın. Kendinizi alıkoyamıyor ve panik dürtünüz sürekli olarak devam ediyorsa travma ve EMDR üzerine çalışan bir uzmandan yardım alın.

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


DİLAY GÜNGÖRMÜŞ Diğer Yazıları

19 Eylül 2019 - Hayvanların Psikolojiye Kattıkları
06 Haziran 2019 - KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN ARTIK!
16 Nisan 2019 - Dilay güngörmüş Seçim psikolojisi
12 Aralık 2018 - STRES İLE BAŞ EDEBİLME YÖNTEMLERİ
18 Eylül 2018 - STRES VE ETKİLERİ
16 Ağustos 2018 - 'ARTIK KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN'
27 Temmuz 2018 - PEDOFİLİ
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1