Ana Sayfa > Site Yazarları

DİLAY GÜNGÖRMÜŞ - admin
Dilay güngörmüş Seçim psikolojisi
16 Nisan 2019 - 1452 okunma

Hepimizin bildiği üzere gündemimizi oluşturan yerel seçimlerden çıktık. Belki de hala çıkamadık. Seçimler bitti. Herkes özgürce oyunu kullandı. Hakkı olan kazandı ya da kazanamadı. Bunu buradan kesin bir dille söylememiz imkansız. Çünkü sonuç ne olursa olsun bir tarafa göre adalet yerini bulacak, diğer tarafa göre de sonuç şaibeli olacak. Burada esas dinlenilmesi gereken şey insanların kendi vicdanlarıdır. Sandıkta oyunu kullanan vatandaş vicdanının ve aklının sesini dinler. Sandıkta görevli olan her bir birey yine vicdanın sesini dinler ise zaten ortada suçta olmaz, suçlu da olmaz, şaibe de olmaz. Hakta, adalette işte o zaman yerini bulur. Benim değer yargılarımda asla onlarsız yaşayamam dediğim en önemli şey vicdanım.. Vicdanım olmadan ben kendim olduğumu kabul edemem. İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özellik bence vicdandır. Her gece yastığa başımı koyduğumda günün muhakemesini yaparım. Vicdanımı dinlerim. Rahat mı? Yoksa yapmam gereken şeye sırtımı mı dönmüşüm? Benim vicdanım, ruhumun terazisidir. Doğrularımı, yanlışlarımı orada tartarım. Ve yaptığım birçok şeyi Allah rızası için yaparım. Çünkü yüce yaradan bize vicdan gibi eşsiz birşeyi vermiş. Beni ben yapan ve o olmazsa insan olduğumu unutacağım şey vicdanımın sesidir. 
Demokratik ülkelerde seçimler her zaman demokrasinin en önemli örneğini teşkil etmektedir. Resmin tamamına bakıldığında  bir kazanan bir de kaybeden taraf vardır gibi gözükür. Ancak işin özü vicdani boyutta değer yargılarıyla bir tutulduğunda böyle değildir. Kazanan taraf taşkınlıktan uzak, sempatik, herkesi kucaklayıcı bir tavırla hareket ettiği zaman diğerlerini ötekileştirmemiş olur. 
Ötekileşmek; insanı aidiyat duygusundan yoksun bırakıp, kendini farklı, itilmiş, gruplaştırılmış hissetmek durumudur. Psikolojik açıdan atlatılması güç, kabullenilmesi zor, rahatsızlık veren sancılı bir dönemdir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığı zaman işin en büyüğü ve zoru kazanan çoğunluğun, diğer kalan tarafı gerçekten ama gerçekten sahiplenmesi, herkesin menfaatine çalışması, gruplaşmadan, örgütleşmeden, genel yapıyı bozmadan bir bütünlük sağlayabilmesidir. Böyle dönemler sancılıdır. Ama konunun başında da belirttiğim gibi herkesin elini vicdanına koyup öyle hareket etmesi gereken bir dönemdir. Şimdi arkamıza yaslanıp, gözlerimizi on saniyeliğine kapatıp, kendi iç sesimizi bir dinleyelim. Gerek seçilen taraf, gerekse seçen taraf olarak; Gerçekten üstümüze düşeni yaptık mı? Menfaat gözetmeksizin hepimiz için en iyisi olanı düşündük mü? Tabiri yerinde ise başkalarını gaza getirip ya da başkalarının gazına geldik mi? Bütün bu sorulara karşılık verdiğimiz cevaplarda vicdanımız acımıyorsa ve bu cevaplarımızda dürüst ve samimiysek işte o zaman tüm sorunlar ortadan kalkmış demektir. 
Bu yüzden Rabbim herkese vicdan cennetinde kalmayı nasip etsin. 
Psikolog Dilay GÜNGÖRMÜŞ 

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


DİLAY GÜNGÖRMÜŞ Diğer Yazıları

12 Aralık 2018 - STRES İLE BAŞ EDEBİLME YÖNTEMLERİ
18 Eylül 2018 - STRES VE ETKİLERİ
16 Ağustos 2018 - 'ARTIK KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN'
27 Temmuz 2018 - PEDOFİLİ

 


 
 

2019 YEREL SEÇİMLERDE HANGİ PARTİYE OY VERECEKSİNİZ?

AK PARTİ
CHP
MHP
İYİ PARTİ
SP
HDP
DİĞER

Sonuçlar
Üye Girişi
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo Canlı Yayın
Sayfalar
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1