Ana Sayfa > Site Yazarları

İCLAL AYDIN - admin
Hep aynı hep aynı...
18 Eylül 2019 - 161 okunma

Belli başlı konularda hep aynı yazıyı yazdığımı düşünenler hatta bunu dile getirenler var. Ama “hep aynı” kalan olumsuzluklar değişmediği , bize verilen sözler tutulmadığı sürece hep aynı çiviyi çakmak zorundayız. Lütfen sıkılmayın. Bir daha okuyun ve bir daha okutun. Silikozis hastası kot işçileri, sonunda Ankara’ya kamp kuruyor... Neden mi? *** Çünkü “Ağartılmış kot modasının” ölümcül kurbanları, “maluliyet haklarını” istiyor. Ankara’da Abdi İpekçi Parkı’nda çadır kuracak silikozis hastaları (bu sefer bizzat kendileri) üç gün boyunca TBMM’de grubu bulunan siyasi partilerin yetkilileri ve milletvekilleri ile görüşerek sorunlarına çözüm arayacak. Bu köşenin takipçileri biliyorlar ama bilmeyenler, gözüne ilk kez ilişenler için bir kez daha tekrar edelim: Türkiye, tekstil sektöründe ölümcül “silikozis” hastalığı görülen ilk ülke. Kot, “kimi” atölyelerde yüksek basınçla kum püskürtülerek ağartılıyor. Bu işte çalışan işçiler, soludukları toz yüzünden silikozis hastalığına yakalanıyor. Bugün Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi’nin çabalarıyla tespit edilebilen silikozis hastası kot işçilerinin sayısı 600’e yaklaştı. Ancak kontrolden geçen ortalama her iki kot işçisinden birine silikozis teşhisi konduğu ve bugüne kadar yaklaşık 10 bin kişinin bu sektörde çalıştığı düşünülürse, henüz teşhis konmamış 5 bine yakın kişinin daha bu hastalığın pençesinde olduğu tahmin ediliyor. Bugün Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi, bir yandan teşhis konmuş hastaların hakları için mücadele ederken, bir yandan da sektörde çalışmış/çalışan tüm işçilere ulaşarak sağlık taramasından geçmelerini sağlamaya çabalıyor. Bu mücadeleler sonunda bazı önemli kazanımlarımız oldu. Sağlık Bakanlığı, önemli bir adım atarak tekstil sektöründe kot kumlamayı yasakladı. Bakanlar Kurulu, silikozis hastalarının sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmasına imkân veren bir kararname yayınladı. İşçilerin kötü ve sağlıksız koşullarda çalışmasına neden olan işverenler ve bu koşulları denetlemekle sorumlu olup görevlerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında şikâyetlerimiz doğrultusunda ceza davaları açıldı. Ancak sorunun köklü çözümü için bunlar gibi pek çok adım daha atılması gerekiyor. Silikozis hastalarının sosyal güvenceleri yok. Çünkü büyük markalar da dâhil, kot beyazlatma işi taşeron şirketler eliyle yapıldı/yapılıyor ve onlar da kot kumlama işçilerini sigortasız olarak çalıştırdı/çalıştırıyor. Silikozis hastalarının, sosyal güvenceye hak kazanabilmek için dava açması gerekiyor. O davayı kazanabilmek için de “vaktiyle kot kumlama sektöründe çalışmış olduklarını” kanıtlamak zorundalar. Bunun için de devletin bulamadığı “kayıt dışı” çalışan taşeron şirketleri bulmaları, o şirketlerin kot kumlama işi yaptığını kanıtlamaları gerekiyor. O tarihe kadar hayatta kalmayı başarır ve bu aşamalardan da geçebilirlerse, bu kez de mahkemeleri, “kendilerinin de o iş yerinde çalıştıklarına” ikna etmeleri gerekiyor. Yani devlet, zamanında yap(a)madığını; ölümle pençeleşen, hasta, yoksul, güçsüz vatandaşların yapmasını bekliyor. Bu bize hiç adil gelmiyor. İşçilerin ömürlerinden bile uzun sürecek mahkeme süreçleri sonunda adaleti bulacağımıza inanmıyoruz. Geç kalmış olmakla birlikte, yapılması gerekenler çok basittir. 1. Sağlık Bakanlığı, kot kumlama işinde çalışmış herkesin, göğüs hastalıkları hastanelerine ulaşması için ülke çapında bir kampanya başlatmalıdır. 2. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, (sigortası olup olmadığına bakmaksızın) tüm silikozis hastalarının hastalıkları oranında sosyal güvenlik haklarından yararlanmalarını sağlamalıdır. 3. Adalet Bakanlığı, silikozis hastalarını mahkeme giderlerinden muaf tutmak üzere acilen bir genelge çıkarmalıdır. 4. Hükümet, denetim görevini yapmayan kamu görevlilerinin soruşturulmasına engel olmamalı, yargılanmalarını engellememelidir. 5. Silikanın havada solunabilecek şekilde serbest kullanımı, yalnızca kot kumlama işinde değil, tüm sektörlerde yasaklanmalıdır. *** İşte bu taleplerimizi bir kez daha seslendirmek için Ankara’dayız. Hükümeti gerekli yasal ve idari düzenlemeleri yapmaya çağırıyoruz. Umarım bu konuda yazdığım son yazı olur bu... Desteğinize minnetle...
kaynak: https://www.on5yirmi5.com/yazar/iclal-aydin/19855/hep-ayni-hep-ayni.html

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


İCLAL AYDIN Diğer Yazıları

06 Haziran 2019 - GÖZ GÖRE GÖRE ZEHİRLENEN İŞÇİLER...
22 Kasım 2017 - Yıllar Sonra Karşılaştık
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1