Ana Sayfa > Site Yazarları

DİLAY GÜNGÖRMÜŞ - admin
PEDOFİLİ
27 Temmuz 2018 - 3534 okunma

PEDOFİLİ
Merhabalar bu hafta sizlerle toplumumuzun baş gündemini oluşturan pedofili, halk diliyle sübyancılık konusunu paylaşmak istiyorum.
Son zamanlarda toplum olarak konuştuğumuz, sosyal medyada olsun, haberlerde olsun gündemimizi oluşturan bu pedofili nedir?
Öncelikle onu tanımlamaktan başlayalım; Yetişkin bir kimsenin ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmişleri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık olarak tanımlanır. Çocuk istismarı; duygusal istismar, fiziksel istismar ve cinsel istismar olmak üzere üçe ayrılır. Ve cinsel istismar bunların içinden ayırt etmesi en güç olanıdır. Bunun nedeni de çocuğun cinsel istismara uğradığını algılayamaması ya da çeşitli nedenlerle bunu saklaması olabilir.

Peki cinsel istismar nedir?
Çocuğun cinsel istismarı; sözel istismar, açık saçık telefon konuşmaları, çocukları soyma ve seyretme, çocuklara cinsel organlarını gösterme, cinsel ilişkiye tanık edilme, çocuğun bedenine cinsel amaçla dokunma, müstehcen yayınlara konu etme veya izletme vb. gibi çok farklı şekillerde olmaktadır.

Pedofili (Sübyancılık) şu şekilde sınıflandırılmaktadır?
Pedofilik bireyler tercih ettiği yaş grubuna göre; ergenlik öncesi yaş grubu çocukları tercih edenler ve ergenlik sonrası yaş grubu çocukları tercih edenler olarak ikiye ayrılmaktadır. Sadece çocuklara cinsel ilgisi olan olgular seçici pedofili, hem çocuklara hem erişkinlere cinsel ilgisi olan olgular seçici olmayan pedofili olarak iki grupta incelenmektedir. Fiziksel olarak sadece olgunlaşmamış çocukları tercih edenler ve sadece bebekleri seçenler gibi alt gruplara ayrılmıştır.

Peki bu insanlar neden pedofili oluyorlar?
Yapılan araştırmalarda pedofiliye sadece ruh sağlığı, madde bağımlılığı açısından bakmanın yüzeysel olacağı ortaya çıkmıştır. Çocukluktaki kendi cinsel istismarı, travmatik ebeveyn ilişkisi, narsistik obje seçimi, kişilik bozuklukları yaşayan kişilerde görülme sıklığı daha yoğundur. Pedofililer, yetişkin sağlıklı bir cinsel ilişkiyi tercih etmek yerine, özgüven eksikliğinden de kaynaklı olarak bu sapkınlığı daha az tehdit edici bulurlar. Herkesin bildiğinin aksine pedofili sadece erkeklerde olmayıp, kadınlarda da görülür. Pedofili yatkınlığının köken araştırmasında sadece genetik veya hormonal kökenlere dayanmadığı, din, zeka,ırk,eğitim,meslek ve sosyal seviye gibi etkenlerinde bu duruma sebebiyet verdiği görülmektedir. Ebeveynler ile çocuk arasındaki ilişki bozuklukları pedofili yönelimini oluşturabilir. Küçüklüğünde cinsel istismara maruz kalmış olmak pedofilinin oluşmasına neden olabilir.

Pedofilinin tedavisi var mıdır?
Farmakolojik tedavi (ilaç), psikoterapiler vb. tedavi yöntemleri ile bir nebze olsun vardır. Tedaviler ile pedofililerin cinsel dürtüleri baskılanarak azaltılabilir. Fakat pedofililer kendilerini gizlediklerinden ve durumlarını kabullenmediklerinden dolayı maalesef ki suça karışmadan onları tespit etmek zordur.
Genel anlamda pedofili yapan kişilerin kendilerini savunmaları; küçümseme, inkar, uydurma, saldırma ve bunu akla yatkın hale getirmeye çalışmadır.

Peki bu duruma maruz kalan çocukları nasıl tespit edebiliriz?
Pedofiliye maruz kalan çocuk cinsel nitelik taşıyan herşeye karşı ilgi gösterebilir. Belli kişi ya da yerlere karşı korku sergileyebilir. Kendisine herhangi birinin dokunup dokunmadığı sorulduğunda beklenmedik veya olağan dışı cevap alınabilir. Fiziksel muayeneden kaçabilir. Uyku problemleri ve kabuslar görülebilir. Depresyonla birlikte ailesinden ve arkadaşlarından uzaklaşabilir. Başka çocuklara karşı cinsel aktivelerde bulunabilir. Olağan dışı saldırganlık ve intihar girişiminde bulunabilir.

Şimdi çocuklarımızı pedofiliye yatkın insanlardan nasıl koruyabiliriz? Buna Değinelim.
Çocuğun bebeklik durumundan çıkıp, çocukluk dönemine geçişinin ilk evresinden itibaren kendi cinsine ait özel bölgeleri olduğunu ve bu bölgelere hiçkimseyi dokundurtmaması gerektiğini, böyle bir durumla karşı karşıya kaldığında karşı koymasını, gerekirse o anda bağırmasını, anne ve babasıyla bu durumu paylaşması gerektiğini öğretmeliyiz. Ve ebeveynler olarak çocuğumuzu hiçbir yerde ve hiçbir koşulda kendini yeterince koruyabilecek duruma gelmediği sürece tanımadığımız ve bilmediğimiz kişilerle yalnız bırakmamalıyız. Özellikle toplu taşıma araçlarında ayakta durmasınlar diye tanımadığımız insanların kucağına oturtmamalıyız. Ve kendisine istenmediği bir davranış yapıldığında bundan korkup saklamak yerine, derhal anne ve babasıyla ya da kendine yakın hissettiği başka birisiyle (örneğin; sınıf öğretmeni, rehber öğretmeni, psikoloğu vb.) paylaşması gerektiğini söylemeli, bu durumda kendisinin suçlu olarak görülmeyeceğini tam tersine karşısındaki kişinin bir kez daha bunu kendisine denememesi için gerekenlerin yapılacağını, o kişiden korkmaması gerektiğini defalarca kez anlatmalıyız. Toplumumuzun özellikle kırsal kesimlerinde, çocuklarımız toplum baskısına maruz kalmasın düşüncesiyle susturulabilmektedir. Aileler bu durumu duyulmaması gereken bir konu olarak benimseyip, böyle bir suçu ört bas edebilmektedir. Burada da en büyük iş, çocuğun aile dışından farklı bir topluluğa geçiş yaptığı okullarımızdaki değerli öğretmenlerimize düşmektedir. Çünkü bazı çocuklar ailelerinden korkup sakladıkları birçok şeyi ebeveynlerinden önce en güvendikleri öğretmenleriyle paylaşabilmektedirler.
Unutmayalım ki; bir toplumun en temel taşı çocuklarıdır. Birçok sapkınlığın ve kötü alışkanlığın oluşmasına sebep olan kişiler de bir zamanların çocuklarıdır.

Psikolog Dilay GÜNGÖRMÜŞ
Sorularınız ve Önerileriniz için: psikolog@dilaygungormus.com         

HAFTAYA: G
ünümüzün kaçınılmaz konusu olan stres ve bununla baş edebilmenin yolları

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


DİLAY GÜNGÖRMÜŞ Diğer Yazıları

18 Eylül 2018 - STRES VE ETKİLERİ
16 Ağustos 2018 - 'ARTIK KADIN CİNAYETLERİ SON BULSUN'

 


 
 

Üye Girişi
E-mail
Şifre
 
   
  Yeni Üye | Şifremi Unuttum
Radyo Canlı Yayın
Sayfalar
Anasayfa | Künye | Gazeteler
CH
UA-107511990-1