AKTÜEL MEDYA GROUP / 1993’TEN BUGÜNEAKTÜEL GAZETE ↗AKTÜEL TV ↗
Hayata, fikirlere ve
geleceğe dair.
Dijital dergi ↗
MEHMET SEBAH YİĞİT

BİR MAKALE DEĞİL, AÇIK TEHDİT

MEHMET SEBAH YİĞİT

Pentagon koridorlarında yıllar geçirmiş Michael Rubin’in son yazısı bir analiz değil, düpedüz siyasi bir gözdağıdır.

Middle East Forum’da kaleme aldığı satırlarda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı Venezuela liderleriyle aynı kefeye koyan Rubin, aslında Türkiye’ye değil, Türk halkının iradesine saldırmaktadır.

Bu pervasızlığın adı akademik yorum değil, alışıldık bir Batı kibridir.

TÜRKİYE’Yİ VENEZUELA İLE KIYASLAMAK SİYASİ CEHALETTİR

Rubin’in yaptığı en büyük hata şudur:

Venezuela halkı ile Türkiye Cumhuriyeti halkını aynı sosyoloji, aynı tarih ve aynı siyasal refleks içinde değerlendirmek.

Türkiye, sandıkla iktidar kurmuş; darbelerle, muhtıralarla, vesayetle defalarca sınanmış ama her seferinde millet iradesiyle ayağa kalkmış bir ülkedir.

Bu ülkenin demokrasi tecrübesi, Rubin’in masa başı ezberlerine sığmayacak kadar derindir.

15 TEMMUZ’U UNUTANLARA HATIRLATMA

Rubin ve onun zihniyetindekiler şunu hâlâ idrak edemedi:

15 Temmuz 2016, bu ülkenin hafızasına kazınmış bir kırılma anıdır.

O gece, içerideki birkaç hain üzerinden Türkiye’yi dizayn edebileceğini zannedenler,

tankların önüne yatan bir halkla karşılaştı.

Demek ki ders alınmamış.

Demek ki hâlâ “içeridekiler” üzerinden konuşma cesareti gösteriliyor.

TRUMP GİDER, TÜRKİYE KALIR

Rubin’in “Trump’a güvenme” nasihati aslında itiraf niteliğindedir.

Amerikan siyasetinin ilkesizliğini, çıkarcılığını ve geçiciliğini ele verir.

Evet, Trump gider.

Biden gider.

Bush gider.

Reagan gider.

Ama Türkiye kalır.

Devlet aklı kalır.

Millet iradesi kalır.

Türkiye’nin güvendiği şey kişiler değil, kendi halkıdır.

ANA MUHALEFET ÜZERİNDEN OKUNAN TÜRKİYE YANILGISI

Rubin ve benzerlerinin en sık düştüğü tuzak şudur:

Halktan kopuk birkaç muhalefet figürünün Batı başkentlerinde dolaşmasını, Türkiye’nin gerçek fotoğrafı sanmak.

Oysa Türkiye ne Washington koridorlarından yönetilir

ne de Brüksel salonlarında dizayn edilir.

Bu millet, kimlerin kimlerden medet umduğunu da, kimlerin bu ülkenin onurunu savunduğunu da gayet iyi bilir.

ASIL ENDİŞELENMESİ GEREKEN KİM?

Rubin “Erdoğan endişelenmeli” diyor.

Hayır.

Asıl endişelenmesi gerekenler,

Türkiye’yi hâlâ eski Türkiye sananlar,

millet iradesini hâlâ geçici görenler

ve tehdit dilinin hâlâ işe yaradığını zannedenlerdir.

Çünkü bu ülke artık tanımadan konuşulacak,

tehdit edilerek hizaya sokulacak bir ülke değildir.

SON SÖZ: TÜRKİYE’Yİ OKUMADAN YAZMAYIN

Michael Rubin’e son bir tavsiye:

Türkiye hakkında yazmadan önce bu ülkeyi okuyun.

Halkını anlayın.

Tarihini öğrenin.

Aksi hâlde yazdıklarınız analiz değil,

kendi çaresizliğinizin belgesi olmaktan öteye geçmez.

MEHMET SEBAH YİĞİT
AKTÜEL DERGİ

İşin, sanatın ve hayatın
birbirine dokunduğu yerde.

2010’dan bu yana Aktüel Medya Group bünyesinde.